Polatlı - Alagöz Başkomutanlık Karargahı Müzesi

Polatlı - Alagöz Başkomutanlık Karargahı Müzesi
Karakter Boyutu

Polatlı - Alagöz Başkomutanlık Karargahı Müzesi

Alagöz Başkomutanlık Karargahı Müzesi

Polatlı İlçesi'nin Alagöz Köyü'nde bulunan ve Türkoğlu Ali Ağa'ya ait olan iki katlı ev, Sakarya Meydan Savaşı'nda Karargah olarak seçilmişti.

Atatürk Büyük Nutuk'unda da (12 Ağustos 1921 günü Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Cephe Karargahına gittim..) diyerek, 23 Ağustos 1921 den 13 Eylül 1921 tarihine kadar 22 gün, 22 gece aralıksız deva eden Sakarya Meydan savaşını bu binadan idare etmiş, yine onun ifadesiyle "Cihan tarihinde ender olan büyük bir meydan muharebesinin" bütün planlarını bu binada hazırlamış, tarihi kararlarını burada vermiştir.

Türk Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olan ve 22 gün, 22 gece süren Sakarya Meydan Savaşı (23 Ağustos 1921-13 Eylül 1921) bu evde şapkalı bir gaz lambası ışığında planlanmış ve yürütülmüştür.

Türk Kurtuluş Savaşı, düşmanla yapılan bir dizi savaşlar sonunda gerçekleştirilebilmiştir. Bu muharebeler; Doğu Anadolu'da, Güney Anadolu'da başarıya ulaştıktan sonra. Batı Anadolu'da en güçlü düşmana karşı yöneltilmiştir. Atatürk bu savaşın en kritik anında ordularımıza "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça terk olunamaz" emrini vermiştir.

Sakarya'da, Atatürk'ün komutasında Türk Ordusu Yunanlıları yenerek, Türk Ulusunun büyük yaşama gücünü bütün dünyaya göstermiştir, Sakarya Savaşında, düşmanın Polatlı yakınlarına kadar ilerlemesi üzerine Batı Cephesi Komutanlığı, Ankara-Polatlı arasındaki Alagöz Köyü'nü cephe karargâhı olarak seçmişti. Bugün 45 hane 285 nüfuslu olan Alagöz Köyü o tarihlerde bir kaç binadan ibaret küçük bir çiftlik idi. Bu köyün halkından, Türkoğlu Ali Ağa'ya ait çiftlik evi karargâh olarak kullanılmıştı. 23 Ağustos'dan 13 Eylül 1921 tarihine kadar, 22 gün, 22 gece aralıksız devam eden savaşı, Atatürk bu binadan idare etmiş, bütün planlarını burada hazırlamış, tarihi kararlarını burada vermişti. Sakarya Savaşı'nın bitiminde bina, sahipleri olan Ali Türkoğlu ve Oğulları tarafından 1965 yılına kadar ev olarak kullanılmıştır. 1965 yılında varisleri tarafından Milli Eğitim Bakanlığına devredilmiştir. 1967 yılında Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı, Anıtkabir Müze Müdürlüğüne devredilerek binanın onarımı yapılmış ve müze haline getirilmesi sağlanmıştır.

Müze haline getirilen bina 10 Kasım 1968 de zamanın Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay tarafından ziyarete açılmıştır. Yapı, 1 Mart 1982 de, Genelkurmay Genel Sekreterliği'ne bağlı Anıtkabir Komutanlığı'na devredilmiştir. Bina, 12 odalı ve 2 katlıdır. Yapı malzemesi olarak taş ve kerpiç kullanılmış ve dıştan kiremit çatı ile örtülmüştür. Üst kattaki sofa ve bazı odaların tavanlarında ahşap oyma bezemeler vardır. Yapının giriş cephesinde dikmeler üzerindeki üçgen alınlıkta ahşaptan, kanatlarını açmış tavus kuşu betimlemesi yer almaktadır. Yapının alt ve üst kat planı kare biçimindedir ve orta sofaya açılan odalar yer almaktadır. Sofa ve odalar dikdörtgen planlıdır. Yapı, 1968 de sadece üst katı tanzim edilerek teşhire açılmış, alt kat odaları ise boş bırakılmıştır. 1983 yılında alt katlarında teşhire hazırlanması için çalışmalar yapılmış gerekli belgeler, kitaplar, fotoğraflar taranmış ve savaş zamanı kullanılan görünümü kazandırılmaya çalışılmış ve 13 Eylül 1983 de yeni düzenlemesiyle teşhire açılmıştır.

Alt katta sağdan birinci oda "Giysi Odası" olarak düzenlenmiştir, burada Kurtuluş Savaşı'nda giyilen üniformalar yer almaktadır. Sağdan ikinci oda "Kitaplık ve Hatıra Eşya Odası" olarak tanzim edilmiştir. Atatürk'ün Gençliğe Hitabı ile Atatürk hakkında yazılmış kitaplar vardır. Giriş kapısının karşısına gelen "Silah Vitrini"nde İstanbul Askeri Müze ile Polatlı Topçu okulundan temin edilen tabanca, tüfek, kasatura, kılıç ve el bombası sergilenmektedir. Steyr ve Spanday marka iki makineli tüfek de vitrinin iki yanında yer almaktadır. Soldaki dipteki oda "Zabitan Yemek Odası" olarak hazırlanmıştır. Zamanında mutfak olarak kullanılan solda ortadaki oda yine "Mutfak" olarak düzenlenmiştir Girişin solundaki oda "Muhabere Odası"dır. Bu odada, çeşitli haberleşme araçları yer almaktadır. Alt katta, sofa (hol) duvarlarında, Sakarya Savaşını gösteren fotoğraflar bulunmaktadır.

Üst katta, sağdan ilk oda "Başkumandanlık Odası"dır. Atatürk' ün şapkalı bir gaz lambası ışığı altında 22 gün 22 gece savaş planlarını arkadaşlarıyla birlikte hazırladığı bu oda, onun aziz hatırasını canlandıracak şekilde düzenlenmiştir. Sağdaki ikinci oda "Kurmay Heyeti Odası" olarak tanzim edilmiştir. Bu odanın bitişiğindeki "Dinlenme Odası" Atatürk'ün çalışmalarından yorulduğu zaman dinlenmek için kahvesini içtiği odadır. Solda dipteki oda "Yaverler Odası" olarak düzenlenmiştir. Solda ortadaki oda "Atatürk'ün Yatak Odası "dir. Bu odada Atatürk'ün kullanmış olduğu eşyalardan bazıları yer almaktadır. Karyola örtüsü, yastıklar, pijama, tabanda serili olan seccade ile halı Atatürk'ün eşyaları arasındadır. Bu odanın yanında, "Atatürk'ün Yemek Odası" yer almaktadır. Sundurmanın üzerindeki küçük mekan ise Atatürk'ün hizmet erine ayrılmış ve o düşünceyle tanzim edilmiştir. Üst kattaki sofa (hol) duvarlarında Sakarya Savaşını gösteren krokiler yer almaktadır.

Halide Edip Adıvar'dan, Sakarya Meydan savaşı'nın Alagöz Karagahında geçen bir anını dinleyelim:

Alagöz köyünde, cephenin yanı başında

... Bir zabit beni Mustafa Kemal Paşa’nın karargahına götürdü. Solda toprak yığınlarının altında birkaç evin ışığı yanıyordu. Bir tek karanlıktan geliyordu. O'da telefon servisini yapan bir askerin "inler, katrancı, inler, katrancı" diye bir köyle muhaberesiydi. Sağ taraf bir çukur, içinden su geçiyor. Arkasında üç ev daha var. Bu evlerin arkasında yine ışıkları yanan çadırlar; uzun ve sivri bir direk; telsiz tesisatı. Köy yolları karanlık ve çamur içinde. Ay batmış, gece yarısı oluyor. Küçük bir tahta köprüyü geçerek öbür taraftaki eve gittik. Mustafa Kemal Paşa'nın muhafızları kapıda; onlardan biri beni yukarıya çıkardı. Paşa’nın yaveri Muzaffer Bey beni Paşa’nın odasına götürdü. Çok aydınlık ve tek lüks lambası olan bir Anadolu odası.

Mustafa Kemal Paşa, oturduğu koltuktan güçlükle kalkmaya çalıştı. Çünkü kaburga kemikleri hala ağrılar içindeydi. Paşa’ya doğru kalbimde mutlak, bir hürmetle gittim. O mütevazi odada bütün gençliğin, "Bir millet yaşasın diye ölmeyi göze alan kararını temsil ediyordu. Ne saray, ne şöhret, ne herhangi bir kudret, onun o odadaki büyüklüğüne yaklaşamaz.” Gittim, elini öptüm.

-"Safa geldiniz hanımefendi" dedikten sonra bana bir sandalye gösterdi. Ve Ankara hakkında havadis sordu. Aynı zamanda tahta masanın üzerindeki bir haritaya eğilerek durumu, dört yaşındaki bir çocuğun bile anlayabileceği kadar açık ve sade bir ifade ile anlattı. İşte Sakarya kıvrılarak gidiyor. Nehrin etrafına üzerlerinde kırmızı ve mavi kağıt kelebekler titreşen toplu iğneler konulmuş. Eğer askeri durum hakkındaki duygularımı Mustafa Kemal Paşa'ya söylesem mutlaka gülerdi. Yunan ordusu kocaman bir canavar gibi Ankara'ya yaklaşmış görünüyordu. Buna muvazi olarak Sakarya'nın doğusunda Türk Ordusu da kıvrılarak bu canavarın Ankara'yı yutmasına mani olmaya çalışıyordu. Siyah canavar o kadar kocamandı ki, insana korku veriyordu.

-"Eğer Ankara'ya gider de bizi geride bırakırsa ne yaparız?" diye sordum. Korkunç bir kaplan gibi güldü.

-"İyi yolculuklar efendiler" derim; arkalarından vurarak onları Anadolu’nun boşluğunda mahfederim.1

1 Halide Edip Adıvar, Türk'ün Ateşle İmtihanı

Alagöz Köyü Ankara-Eskişehir Yolu 41.km. Polatlı

Tel: (312) 231 79 75/2330 - 231 18 61

Alagöz Muhtarlığı: (312) 641 65 13

Faks: (312) 231 53 80

Haftanın her günü açık Yaz: 09.00-17.00  Kış: 09.00-16.00

Kaynak: 1- A A M, Atatürk Evleri Atatürk Müzeleri, Mehmet Önder, Türk Tarih Kurumu Basımevi 1993. ISBN: 975-16-0077-4. Sayfa: 83-84

2- www.sakaryasavasi.com

Bu yazıyı paylaş
Kapat
0/0
Polatlı - Alagöz Başkomutanlık Karargahı Müzesi